Dünya futbolunun en büyük sahnesi olan FIFA Dünya Kupası, 2026 yılında tarihin en geniş kapsamlı organizasyonuna hazırlanıyor. 48 takımın katılımıyla düzenlenecek olan turnuva, 11 Haziran’da Meksika’nın ikonik Estadio Azteca stadyumunda başlayacak ve 19 Temmuz’da New Jersey’deki MetLife Stadium’da son bulacak. 104 karşılaşmanın oynanacağı bu dev maratonda G Grubu; Belçika, Mısır, İran ve Yeni Zelanda’yı bir araya getirerek üç farklı kıtanın futbol ekollerini aynı sahada buluşturuyor. Kuzey Amerika’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek bu grup mücadelesi, hem tecrübeli yıldızların vedasına hem de yeni yükselen güçlerin hırsına tanıklık edecek.
G Grubu’na dair genel beklenti, Belçika’nın grup liderliği için mutlak favori olduğu yönünde. Bahis piyasalarındaki veriler, Kırmızı Şeytanlar’ın grubu zirvede tamamlama ihtimalini 1.34 gibi düşük bir oranla destekliyor. Ancak ikincilik ve en iyi üçüncüler arasına girerek bir üst tura yükselme savaşı oldukça karmaşık görünüyor. Mısır 5.50, İran 7.00 ve Yeni Zelanda 21.00 oranlarıyla bu yarışın içinde yer alıyor. FIFA dünya sıralamasındaki konumlar da bu rekabetin ne kadar çetin geçebileceğini kanıtlar nitelikte. Belçika 8. sırada bulunurken, İran 21, Mısır 32 ve Yeni Zelanda 89. basamakta turnuvaya giriş yapıyor.
Turnuva formatının getirdiği yenilikle birlikte, gruplarını üçüncü sırada tamamlayan en iyi sekiz takımın da son 32 turuna kalacak olması, G Grubu’ndaki tüm takımların iştahını kabartıyor. Coğrafi olarak maçların Seattle’daki Lumen Field, Los Angeles’taki SoFi Stadium ve Vancouver’daki BC Place gibi modern tesislerde oynanacak olması, takımların lojistik açıdan nispeten rahat bir süreç geçirmesini sağlayacak. Batı kıyısındaki bu üç şehir arasındaki kısa mesafeler, oyuncuların dinlenme sürelerini verimli kullanmalarına olanak tanıyacak.
G Grubu’nun en dikkat çekici eşleşmelerinden biri olan Mısır ve İran mücadelesi, sadece saha içiyle değil, saha dışı gelişmeleriyle de gündeme oturdu. İki ekip en son 2000 yılında karşı karşıya gelmiş ve Mısır penaltılarla galip gelmişti. 26 Haziran 2026’da Seattle’da oynanacak bu tarihi maç öncesinde yerel organizasyon komitesinin “Onur Haftası” kapsamında planladığı etkinlikler, FIFA ile yerel yönetim arasında bir gerginliğe yol açtı. İki ülkenin toplumsal yaklaşımları nedeniyle bu temayı maçla birleştirmek istemeyen FIFA, organizasyonun politik tartışmalardan uzak kalması adına resmi bir mesafe koydu.
Bu diplomatik gölgeye rağmen, sahadaki futbolun kalitesi merakla bekleniyor. Özellikle İran’ın fizik gücü yüksek oyunu ile Mısır’ın teknik kapasitesi arasındaki denge, grubun kaderini tayin edebilir. Her iki takım da Belçika’nın ardından ikinci sırayı alarak riskli olan “en iyi üçüncüler” hesaplarına girmeden gruptan çıkmayı hedefliyor.
Belçika futbolu, “Altın Nesil” olarak adlandırılan jenerasyonun son temsilcileriyle yeni bir başlangıç yapmaya çalışıyor. 2024 Avrupa Şampiyonası sonrası Domenico Tedesco ile yolların ayrılmasının ardından Ocak 2025’te göreve getirilen Rudi Garcia, takıma taze bir soluk getirdi. Garcia’nın Roma, Lyon ve Napoli gibi kulüplerdeki tecrübesi, Belçika’nın geçiş dönemini yönetmesi için en büyük kozu olarak görülüyor. Garcia’nın 4-3-3 ve 4-2-3-1 sistemlerini harmanlayan oyun anlayışı, eleme sürecinde meyvelerini verdi.
Eleme aşamasında Galler ile çekişmeli bir mücadeleye giren Belçika, özellikle Brüksel’de 4-3 ve Cardiff’te 4-2 kazandığı maçlarla gücünü kanıtladı. Grubun finalinde Liechtenstein’ı 7-0 gibi ezici bir skorla geçen ekip, turnuva öncesi rakiplerine net bir mesaj gönderdi. Garcia’nın yönetimindeki takım, yüksek baskı ve hızlı kanat akınlarıyla G Grubu’ndaki rakiplerini domine etmeyi planlıyor.
Belçika’nın 2026 kadrosu, tecrübe ile genç yeteneklerin bir karışımı durumunda. Takımın beyni olan 34 yaşındaki Kevin De Bruyne, Napoli’ye transferinin ardından sergilediği performansla hâlâ dünyanın en iyi oyun kurucularından biri olduğunu kanıtlıyor. Onun pas kalitesi, takımın en büyük gol silahı olan Romelu Lukaku için hayati önem taşıyor. Lukaku, milli takım formasıyla yakaladığı inanılmaz gol ortalamasını bu turnuvada da sürdürmek istiyor. Mart 2026’da yaşadığı sakatlığı atlatan golcü oyuncunun, turnuvaya %100 hazır gelmesi bekleniyor.
Kadroda dikkat çeken diğer önemli isimler ve takıma katkıları şu şekilde özetlenebilir:
Belçika için bu turnuva sadece bir şampiyonluk mücadelesi değil, aynı zamanda bir devrin kapanışı niteliğinde. De Bruyne ve Lukaku gibi efsanelerin milli takıma veda etmeden önce kazanmak istedikleri bu kupa, G Grubu’ndaki her maçın yüksek tansiyonda geçmesine neden olacak. Mısır, İran ve Yeni Zelanda ise bu devin karşısında direnç göstererek dünya futbol tarihine geçecek sürprizlere imza atmaya çalışacak.
Futbol dünyasının kalbi 11 Haziran 2026'da Mexico City’deki efsanevi Estadio Azteca'da atmaya başlayacak. Amerika Birleşik…
Kuzey Amerika kıtasının ev sahipliğinde düzenlenecek olan 2026 Dünya Kupası, futbol tarihindeki en köklü değişimlerden…
Yıllar süren bekleyiş, her eleme döneminde yaşanan o büyük heyecan ve ardından gelen hüzünlü vedalar…
Futbol dünyasının en büyük sahnesi olan FIFA Dünya Kupası, 2026 yılında Amerika Birleşik Devletleri, Kanada…
Galatasaray'ın başarılı hücum oyuncusu Barış Alper Yılmaz, 2025-2026 sezonunu zirvede tamamlamanın ve üst üste dördüncü…
Galatasaray, bir kez daha zirvede yer almanın haklı gururunu yaşarken, kutlamalar da sezonun en dikkat…